Al Bayrak'tan Gök Bayrağa selam olsun......

"Uzar gider bir sessizlik içinde
Bir uçtan bir uca Türkistan toprakları
Beyaz altın dediğimiz pamuk tarlalarına
Çöreklenir yedi başlı bir kızıl yılan
Başkaldırsa esarete yeni bir Osman Batur Han
Bebekler bile vurulur beşiklerinde
Kana boyanır Türkistan..." 

1.828.418 km2 yüzölçümü ile Asya'nın merkezinde yer alan bu kadim Türk vatanının yani Doğu Türkistan'ın bu tarihi ve coğrafi adı ; 1876'daki Çin-Mançur istilasından sonra 1884'de "Yeni toprak" anlamına gelen "şincang" olarak değiştirlmiş ve 1949'da vuku bulan Komünist Çin işkalinden sonra da 1955 yılında "Şincang Uygur Otonom Bölgesi" adıyla bugünkü idari statüsünü kazanmıştır.

Avrupalı strateji alimlerince Asya'nın kalbi "Pivo of Asia" olarak nitelendirilen bu esir ülke; jeopolitik ve stratejik konumu, fiziki coğrafyası, tarihi geçmişi, etnik yapısı, kültürel değerleri ve dini inançları ile Türklük davasının ayrılmaz bir parçasıdır.

Uzun tarihi boyunca Doğu Türkistan; iç ve Orta Asya'da kurulmus olan Türk İmparatorluklarının ve Hanlıklarının merkezi veya asıl unsurunu teşkil eden "Feodal Krallıklar" olarak varolmuştur.

Örneğin; MÖ. 8-3 asırlarında İskitlere, MÖ.300-MS. 93 yıllarında Hunlara, 522-774 döneminde Göktürk İmparatorluğu'na ,774-840 devresinde Uygur Devleti'ne ,751-870 Karluk ve Karahanlılar İmparatolluğu'na ve Saidiya Hanlığı'na (1509-1679) bu Türk Yurdu, merkezlik yapmış ve önemli vazifeler ifa etmiştir.

Doğu Türkistan'ın 1759 yılında, Çin-Mançu imparatoluğu'nun işkalinden bu yana Doğu Türkistan'da müstevliye karşı 200'den fazla silahlı ayaklanma olmuş ve bu milli direnişler sonrasında kısa sürelide olsa halkımız 3 defa hürriyetin tadını tatma fırsatı bulmuştur. 

Milletimiz Türk... Dinimiz İslam... Vatanımız Türkistan...

Parolasını ilke edinen son bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti de komünist çin kuvvetlerinin 1949'da, Stalin'in de onayı ile Doğu Türkistan'a girerek bu tarihi Türk ülkesini resmen işkal etmesiyle son bulmuştur.

Sosyal Yapı ve Nüfus Durumu

Doğu Türkistan Halkı; Türk Dilinin muhtelif  lehçelerini konuşan ve fonotikleşmiş Arap alfabesini kullanan Uygur, Kazak ve az sayıda Kırgız, Özbek gibi Müslüman Türk boylarindan oluşmaktadır. Halk Türk-İslam inancına ve geleneğine sımsıkı bağlıdır.

1949 yılında Komünist çin  orduları Doğu Türkistan'ı işkal ettiklerinde bu ülkede azınlık milletlerin sayısı 600.000 civarında olup Doğu Türkistan nüfusunun %6 sını teşkil ederken günümüzde akın akın getirilen çinli göçmenler sebebiyle Müslüman-Türk kendi ülkesinde "azınlık" haline düşürülmek üzeredir. "Üretim ve İnşaat Ordusu" "Güvenlik Birlikleri" gibi değişik isimler altında getirilen çinli göçmenler, ülkenin en münbit bölgeleribe yerlestirlmektedir. Urumçi, Aksu ve Kuça gibi şehirlerde çin nüfus oranı %80'i aşmıştır. Nüfusu 1 Milyonu bulan "yeni çin şehirleri" kurulmuştur. Ayrıca 5000 kadar maden sahasında "küçük yerleşim bölgeleri" tesis edilmis, burlarda iskan edilen çinliler'e özel siyasi ve ekonomik imtiyazlar verilmiştir. Yerli ahali ise bölgeyi terke zorlanmaktadır.

Devlet dairelerinde ve yerel yönetim birimlerinde ve sanayi tesislerinde çalışanların %95'i çinli'dir. Doğu Türkistan'a yerleşen bu çinliler, toplumun güvenliğini, huzurunu bozmakta, çevreyi tahrip etmekte, yerel ekonomiyi ve geleneksel sanayii yok etmektedirler. Çin yöneticileri ,2000 yılında bölgedeki çin nüfusunu üç misline çıkarmak zorunda olduklarını ifade etmişlerdir.

Ekonomik Durum

Doğu Türkistan, petrol, wolfram, altın, kömür, uranyum gibi stratejik yeraltı ve yerüstu zenginliklerine sahip bir ülkedir. Bütün çinde mevcut 148 çeşit madenin 118 çeşidi Doğu Türkistan'dan çıkarılmaktadır. Doğu Türkistan'da şimdiye kadar 5000 yerde maden ocağı bulunmuş olup bu çindeki toplam maden ocaklarının %85'ini teşkil eder.

Yaklaşık 500 bölgeden "petrol", 30 bölegeden "Doğalgaz" çıkarılmaktadır. Petrol rezervi 8 milyar ton olarak tespit edilmiş ve her yıl 10 milyon ton petrol çin'e taşınmaktadır.

Çin'in kömür rezervinin yarısı Doğu Türkistan'dadır. Yıllık "altın" üretimi 360kg civarındadır. Uranyum, volfram gibi stratejik madenlerle ve tuz  ve renkli kristal taşlari Doğu Türkistan'ın başlıca yeraltı ürünlerindendir.

150 bin km2 tarım arazisine ve bir okadar ekilebilen toprağa ve 12 bin km2 genişliğinde ormanlık alana sahip Doğu Türkistan yaylalarında 60 milyona yakın küçük ve büyükbaş hayvan beslenmektedir.

Bu doğal kaynakları bakımından dünyanın en zengil ülkelerinden sayılması gereken Doğu Türkistan, maalesef su an "geri kalmis bir ülke" hüvviyetinde olup; Müslüman halkı kendi topraklarında fakru zaruret içinde yaşamaktadır. Bunun başlıca sebebi; bu zenginliklerin talan edilircesine çin'e taşınması ve ülkede kurulu bütün sanayii tesislerinden elde edilen gelirin Pekin kasalarına aktarılmasıdır. Nitekim çin yöneticileri, çin'in hammedde zenginliklerinin %85'inin Doğu Türkistan'dan elde edildiğini itiraf etmektedirler. Ülke sanayi kuruluşlarında çalışanların %90'ının ve Petrol tesisleride çalışanların %99'unu bölgeye yerleştirilen çinliler oluşturmaktadır. Bu bakımdan Müslüman Türkler arasında işsizlik oranı çok yüksektir.

Kısacası; Doğu Türkistan dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen, belki en fakir olan ülkedir.

Eğitim alanında da eşitsilik sürmektedir. Urumçi üniverstesinde okuyanların %20'si Müsülman Türk ,%80'i çinlidir.

Müslüman halk, devletin sağlık hizmetlerinden mahrumdur. Çinli nüfusun %95'i devletin ücretsiz sağlık hizmetleriden yararlanmasına karşılık, Müslüman Türkler'in yararlanma oranı ancak %12 civarındadır.

 

Müslüman Türklere Uygulanan Doğum Kontrolü